Artvinli olan, hayatının büyük bölümü Bursa’da geçen, Åžanlıurfa’dan milletvekili seçilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 60 günlük seçim maratonunun ardından tespitlerini rapora dönüÅŸtürdü.
Çözüm için “Kürtler batıda, Türkler doÄŸuda aday gösterilsin” diyen Çelik, BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan’a sunacağı raporunu Hürriyet’le paylaÅŸtı. Çelik’in, “Bölge insanına bir adım atıyorsunuz, bin adım atıyor size” diyerek anlattığı saptamaları ÅŸöyle:
Ben gittim kaynaştım
Batıda uzun yıllar, siyaset yapmış bir kiÅŸinin GüneydoÄŸu’da siyaset yapması büyük bir yeniliktir. Tüm partiler bunu denemeli. İstanbul’daki etkin bir arkadaşın Diyarbakır’da deÄŸerlendirilmesi doÄŸru olur bence. Bir Kürt politikacının Karadeniz’de, İç Anadolu’da görevlendirilmesinde büyük fayda olur. Laf birlikteliÄŸi deÄŸil, gerçek kaynaÅŸma. Ben gittim, Åžanlıurfalılar’la kaynaÅŸtım, et tırnak gibi olduk.
YüzleÅŸme olmadan çözülmez
200 yıllık bir süreçten söz ediyorum. YüzleÅŸme olmadan, parayla, yasayla bu iÅŸler çözülemez. Osmanlı’dan bu yana devlet, DoÄŸu ve GüneydoÄŸu’ya bakış geleneÄŸini deÄŸiÅŸtirememiÅŸtir. Yani devletin güçlüden yana tavır alışı, ne yazık ki cumhuriyet döneminde de devam etmiÅŸtir. Önce bu yapıyla yüzleÅŸmek gerekiyor.
Kimlik, daha öncelikli
Vatandaşın refah düzeyinin daha da geliÅŸmesi konusunda bir talebi var, diÄŸer talebi de kimlik sorunu, bu daha öncelikli. Refah düzeyini geliÅŸtirme konusunda devlet öteden beri doÄŸrudan vatandaşı muhatap almamış. Aracılar muhatap alınmış. Feodal düzende, bir güç odağının içinde deÄŸilseniz iÅŸiniz çok zor. Yıllarca, o güç odakları, aracılar, daha da güçlenmiÅŸ ve sıkıntı da büyümüÅŸ.
Devletten bahseden yok
GönderdiÄŸiniz parasal imkanlar, zannetmiÅŸiz ki; bireyin özgürlüÄŸünü öne çıkaracak. Tam tersine güç odaklarının gücünü arttırmış. Buradan bakınca bunları görme ÅŸansı yok, gidip yaÅŸamak gerekiyor. Çözümleri oradaki tespitleriniz doÄŸrultusunda yapmanız gerekiyor. Devletin imkanlarının en kılcal damarlara kadar ulaÅŸması lazım. O feodal yapının unsurları, ‘yolu, suyu, trafoyu ben sana getirdim’ diyor. Devletten bahseden yok.
Cezaevi dışında buluşalım
İnsanımızı, cezaevi ile mezarlık dışındaki çözüm yolunda buluÅŸturmak hepimizin görevidir. DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Anadolu’da devletin varlığı, kurumsal temsil makamların dışında pek görülmemiÅŸtir. Terör olayları ile birlikte, devlet kurumları, güvenlik odaklı yaklaşımın yan unsurları haline dönüÅŸtürülerek, asıl görev ve sorumluluklarından uzaklaÅŸtırılmıştır.
İnkar politikalarıyla olmaz
Kürtler, inanç, kültür, tarih ve kader birlikteliÄŸi yaptığımız, aidiyet baÄŸları son derece güçlü insanlardır. Cumhuriyeti birlikte var ettiÄŸimiz kiÅŸilerdir. Zaafa uÄŸrayan aidiyet duygusunu güçlendirmeliyiz. İnkar politikaları, kağıt üstünde kalan yasalar ve insanla buluÅŸmayan hizmetlerle bu birlikteliÄŸi saÄŸlamak da, korumak da zor olacaktır.
BDP de Türkiye’yi kucaklasın
Süreç içinde oluÅŸan aidiyet zafiyetini ortadan kaldırmak için ciddi gönül seferberliÄŸine ihtiyaç var. Bu konuda herkese büyük sorumluluk düÅŸmektedir. BDP, bölgenin önemli aktörlerinden birisidir. Gönül seferberliÄŸine BDP’nin de gönüllü destek vermesi saÄŸlanmalıdır. BDP, Türkiye’yi kucaklayan bir siyasi partiye dönüÅŸmek zorundadır.
PKK da İslami sentez
Terörle, halkın desteÄŸini alarak mücadele etmek yerine, halkı dışlayan bir terörle mücadele konsepti yürütülmüÅŸtür. Terör örgütü, bir yandan devlete karşı mücadele ederken, diÄŸer yandan kendi mücadelesine halkı katmanın yollarını aramıştır. BaÅŸlangıçta Marksist-Leninist olan söylemleri, hak ve özgürlük temelli bir seyir izlemiÅŸtir. Günümüzde ise İslamı da içine alan bir senteze bürünmüÅŸtür.
İrtica paranoyası
Bölge insanının sosyolojik yapısı ve deÄŸer yargıları dikkate alınmadan Ankara merkezli laiklik kaygısı ve irtica paranoyası eksenindeki tartışmalar, bölge insanının Ankara’ya olan uzaklığını artırmıştır.
HÜRRİYET