MER-DER TC ANAYASI TASLAÄžI HAZIRLADI
Faciadan Ne Zaman Döneceğiz
Anne-baba kavgaları kızları evlilikten soğutuyor
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR

HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR
Hayatımızı yaşamak, hem de doya doya diyorsanız, hayatın kıymetini bilmeniz gerekir. Hayat saatlerce beyaz bir ekran karşısında bilmediğimiz hayatların, bilmediğimiz ve hatta yabancı olduğumuz yerlerde geçen serüvenleri izlemek demek değildir.
21.12.2011 / 16:39


 



HAK EDENLER HAYATIMDA OLUR...

HAKETMEYENLERİ ÇIKARMAM KOLAY OLUR....



Hayatımızı yaÅŸamak, hem de doya doya diyorsanız, hayatın kıymetini bilmeniz gerekir. Hayat saatlerce beyaz bir ekran karşısında bilmediÄŸimiz hayatların, bilmediÄŸimiz ve hatta yabancı olduÄŸumuz yerlerde geçen serüvenleri izlemek demek deÄŸildir. Tüm güzelliklerin doyasıya yaÅŸanması için kendimizi dar bir çerçeveden çıkartıp geniÅŸ bir daire içine, aile denen daireye, dâhil etmemiz gerekir. Biz varız, bizimle birlikte kan bağımızın olduÄŸu ve olmadığı tüm insanlık var. Her gün güneÅŸ yeni bir güne uyandırırken dünyayı, yeni bir ufukta belirirken hayat, en güzel anların baÅŸlayacağının da habercisidir. Biz uyanırken, çevrimizi de hayata uyandırmalıyız. Hem gündüzlerimiz, hem gecelerimiz bizimle beraber hayatı yaÅŸayanlarla paylaşılmalıdır ki hayatın bir anlamı olsun. Unutmayalım ki  hayat paylaşıldıkça güzeldir.



Åžöyle bir düÅŸünelim…



“Dümdüz bir soru size: AkÅŸamları evde ne yapıyorsunuz? KoltuÄŸa uzanıp, hiç tanımadığınız Amerikalı dedektiflerle, hiç tanımadığınız Amerikalı haydutları mı kovalıyorsunuz? Yoksa yerli dizilere kaptırıp hiç bilmediÄŸiniz konaklarda yaÅŸanan hayatları mı seyrediyoruz? Dört saat televizyon seyretmenin sekiz saat çalışmak kadar beyni yorduÄŸunu biliyor musunuz?

İki türlü hayat var:

1. YaÅŸanan hayat,

2. Seyredilen hayat,

AkÅŸamlarınız televizyona kilitliyse, bilin ki, hayatı sadece seyrediyorsunuz ! AkÅŸamları evde ne yapıyorsunuz? AkÅŸamlarınızı nasıl geçiriyorsunuz? "Pek çoÄŸu gibi biz de çekirdek çıtlatıp saatlerce televizyon izliyoruz" diyorsanız, durup bir düÅŸünün lütfen; dünyaya birkaç kez daha geleceÄŸinize mi inanıyorsunuz? Böyle bir ÅŸey olsaydı, ÅŸimdiki hayatımızın bir bölümünü ziyan etmek ÅŸimdiki kadar acı sonuçlar doÄŸurmayabilirdi belki. Ne çare ki sadece bir hayatımız var.

Bu da maalesef kısa. Ortalama altmış yılın yirmi yılı uykuda geçiyor. Kalan kırk yılın yirmi yılı çocukluk, eÄŸitim, vesaire... Son yirmi yılı da ziyan edersek, bize yaÅŸanacak bir ÅŸey kalmaz.



AkÅŸamlarınızı sadece televizyona veriyorsanız, sayılı nefeslerinizden bir bölümünü çöpe atıyorsunuz demektir! Çünkü televizyon izleyen kiÅŸi hayatta deÄŸildir, zira hiçbir ÅŸey

yapmamakta, hiçbir deÄŸer üretmemektedir; bu da bir anlamda yaÅŸamamak sayılır.

Ne mi yapmalı?

1. Ailece kitap okuyun, sohbet edin: Nasıl tanıştığınızı, ilk nerede görüÅŸtüÄŸünüzü, sıkılıp sıkılmadığınızı, nerede nasıl evlendiÄŸinizi, nikah ÅŸahitlerinizi, düÄŸününüzü anlatın çocuklarınıza, onları hem dinleyin, hem de okumaya çalışın.

2. Gezin:

Gezmek için ille de bir maksat olması gerekmez, en büyük maksat hayatı paylaÅŸmaktır. Yakınsanız deniz kenarına inin, ayaklarınızı denize sokun ve becerebiliyorsanız taÅŸ sektirme



yarışına girin. Sonra da güneÅŸin pembe gülücükler saçarak batmasını seyredin. (İnanın televizyon seyretmekten çok daha keyifli ve dinlendiricidir) Ormanda hep birlikte yürüyün, aÄŸaçlara isim takın, yol boyu açan çiçekleri sevin ve çocuklarınıza bunlarla sevmeyi öÄŸretin. (Ama bilin ki hayat öÄŸrenmek ve öÄŸretmekten ibaret deÄŸildir. Dinlenmek, eÄŸlenmek gibi olgular da hayatın bir parçasıdır) Çocuklarınızla iliÅŸkilerinizde asla öÄŸretmen tavrı takınmayın. Onlarla arkadaÅŸlık etmek dünyanın en keyifli iÅŸidir.



3. Akraba ve komşularla ilgi bağı kurun:

Onlara ya gidin, ya da onları size davet edin. Sohbetiniz televizyonsuz olsun ki tadı çıksın. Birbirinizi gerçekten tanımaya çalışın. Bilirsiniz, "KomÅŸu komÅŸunun külüne muhtaçtır."

4. Kültürel ve sanatsal etkinliklere katılın.

(Konferans, seminer, sergi, doÄŸru sinema ve tiyatro) Hayatınızı biraz olsun renklendirecek baÅŸka ÅŸeyler de bulabilirsiniz. Yeter ki isteyin. Bir ÅŸeyi çok isterseniz, Allah sebebini halk eder ve çok istediÄŸiniz ÅŸeye ulaşırsınız. "Olmaz ki" diye düÅŸünüp taleplerinizi ertelerseniz, hiçbir yere ulaÅŸamazsınız. Aile baÄŸlarının güçlenmesi, paylaÅŸacak ÅŸeylerin çokluÄŸuyla mümkündür. Ne kadar çok ÅŸey paylaşırsanız aileniz o kadar güçlenecek, o kadar diri duracak ve mutlu olacaktır.

Hatıra defterine televizyon dizilerini yazamazsınız. Oraya ancak yaşadıklarınızı yazabilirsiniz.

Her gün bir ÅŸeyler yaÅŸamalı ve bunları deftere geçirerek geleceÄŸe tarih düÅŸürmelisiniz.

Bugün öyle bir hayat yaÅŸayın ki, yarına da kalsın. Torunlarınıza filan anlatacaklarınız olsun.

Ayrıca unutmayın ki; Hayatı biriktiremezsiniz; ya her anını yaşayacaksınız, ya da ziyan edeceksiniz.

Artık cevap gelsin:

Akşamları ne yapıyorsunuz?

Yaşıyor musunuz, yoksa seyrediyor musunuz?”



 



Hüseyin KAYA



21/12/2011


Etiketler:
Bu haber toplam 46 defa okundu
YAZARLAR