Faciadan ne zaman döneceÄŸiz
EÄŸitimde 12 yıllık zorunluluÄŸun konuÅŸulduÄŸu bugünlerde, içine düÅŸülmüÅŸ sekiz yıllık tuzağından çıkamadan on iki yıl tuzağına düÅŸeceÄŸiz. Åžunu merak ediyorum:”bu iÅŸler bilinçli olarak mı yapılıyor?”
Türkiye bilinçli olarak mı eÄŸitim yolu ile cahil bırakılıyor. EÄŸitimde kalitenin sıfıra indiÄŸi çağımızda on iki yıllık zorunlu eÄŸitim yolu ile gençlerin hayatlarını çalmak, gençliÄŸi cehalete eÄŸitim yolu ile atmaktan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil.
İnsanlar hayatlarını devam ettirebilecek iÅŸler yapmak, meslekler edinmek isterler. Herkesin bir maddi gelir kaynağı olmalıdır. On iki yıl eÄŸitim vererek genel kültür dersleri bilgisi kazandırmak kaç insanımıza iÅŸ ve aÅŸ kazandıracak ki. Åžunu herkes biliyor ki, lise mezunlarının hiç biri, temel matematik problemleri, temel dilbilgisi bilgileri, temel coÄŸrafya bilgileri dışında bir bilgiye sahip deÄŸildir. İnsanlar mezun oldukları, sınavların bittiÄŸi gün tüm ezberlediklerini unuturlar.
Lise mezunu olmak insanlara bir ÅŸey kazandırmıyor, sadece lise diploması veriyor. EÄŸitimin içi boÅŸ. EÄŸitim bizde zaman öldürmekten, insanların ömründen yıl çalmaktan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸil. İşsizlik azaltılacak diye insanları yirmi beÅŸ yaşına kadar babalarının eline mahkûm etmek, öÄŸrenci sıfatı kazandırmak ülkeye bir ÅŸey kazandırmaz. İnsanlara iÅŸ ve aÅŸ verecek projeler geliÅŸtirmek gerekir. Zorunlu eÄŸitim ile, eÄŸitim verilemez. Zorunluluk ancak asker ocağında olur. Orda da insanlar kafalarına kepten baÅŸka bir ÅŸey takmazlar; bilirler ki burada her ÅŸey geçicidir. Ama insan hayatı böyle mi? İnsanın en kısa yoldan iyi bir eÄŸitim ile meslek edinmek üzere talim ve terbiye görmesi gerekir.
ÖÄŸrenciyi zorla okulda tutmak eÄŸitimci ve öÄŸrenci için tam bir iÅŸkencedir. Okullarda meydana gelen sorunların temelinde zorunluluk yatmaktadır. Bu nedenle lise birinci sınıflarda sınıf tekrarına kalan öÄŸrenci sayısı diÄŸer tüm sınıflarda kalan öÄŸrencilerin kat be kat üstündedir. Anne baba ve çevre faktörü ile liseye devam eden gençler daha birinci sınıfta iken derslerden baÅŸarısız olmaktadır. Oysa istekli olan gençler derslerin hem baÅŸarılı olmaktadır, hem de disiplin iÅŸlerinde onlarla ilgili sorunlar yaÅŸanmamaktadır.
Her sabah okula gitme kavgası yaÅŸanan evler vardır. Bu çocuklar zorla okula gidince zorla derse girerler. Derslerle alakası olmaz. Bu öÄŸrencilere ders anlatmak ise imkansızdır. Adı üstünde zorla güzellik olmaz. Her eÄŸitimci gönüllü bir öÄŸrenci kitlesine ders anlatmakla, zorla gelen bir kitleye ders anlatmak arasındaki farkı bilir. Bırakalım zorla geleler ayıklansın da öÄŸretmenlerimiz gönüllü öÄŸrencilerle zevkli dersler iÅŸlesinler. Zorla gelen öÄŸrencilere öÄŸretmencilik yapmaktan çıkıp, bizzat eÄŸitimci olsunlar.
Zorunlu eÄŸitimin beÅŸ yılından fazla olması ile meslek dallarına da darbe vurulmaktadır. Babadan öÄŸrenilen meslekler ölmektedir artık. Esnaf iÅŸinde devamlılığı gerçekleÅŸtirecek evladını zorunlu eÄŸitimden dolayı mesleÄŸinde çırak olarak çalıştıramadığından yetiÅŸtirememektedir. Sekiz yıl sonra on beÅŸ yaşını bitiren genç meslek beÄŸenmemekte ve ortaöÄŸrenimini bitirdikten sonra hiçbir meslek bilgisine sahip olmadığından devlet kapısında bir iÅŸ imkânı bulma ümidi ile yıllarını ziyan etmekte ve sersefil olmaktadır.
“4+4+4 mü, yoksa 5+3+3 mü?
Kesintisiz 8 yıl eÄŸitim tam bir pedagojik faciayı. Bu sistemi ülkeye dikte edenlerin iyi niyetli olabileceÄŸini düÅŸünmek tam bir saflık olur. Bir nesli mahvediyorsunuz sonra ortalıkta rahat rahat geziyorsunuz. Bu sistemle birlikte ergenlik dönemindeki çocuklarla minik yavrular aynı okula geldi. Koridorlarda itildi minikler, kendilerine örnek aldıkları abi ve ablalarının akılları bir karış havadaydı. Kantin sıralarında ezildiler. Okul giriÅŸ çıkışında tehdit edilen minikler oldu. Ve daha da kötüsü, henüz 7 yaşındayken ergenlerin tacizine uÄŸrayan minik kızlarımız oldu. Yani çocukla ergeni aynı yere koymak büyük hata. Yeni düzenleme ile bu kalkacak. Yeni öngörülen sistem 4+4+4. Bu sistem pedagojik olarak bana daha doÄŸru gibi görünüyor. Önemli olan ergeni çocuktan ayırmaksa, günümüzde birçok çocuk beÅŸinci sınıfla birlikte ön ergenliÄŸe girmiÅŸ, bu dönemin belirtilerini göstermiÅŸ oluyor. Bu benim gözlemim. Yanlış olabilir. Ülke çapında bir araÅŸtırma yapılıp ergenlik yaÅŸ ortalaması çıkarılabilir. Buna göre sistem düzenlenebilir. Ergenle çocuÄŸun ayrılması açısından 4+4+4 makul olabilir ama eÄŸer bu ilk dörtten sonra mesleki yönlendirilme yapılacaksa bu sistem doÄŸru olmaz. Çünkü erken bir yönlendirme yapılmış olur. Bence bu yıl ayırımları öyle hemen masa başında deÄŸil de bilimsel araÅŸtırmalara dayanarak belirlenmeli.
Özetle, eÄŸitimi zorunlu hale getirmek, ülkeyi kalkındırmak, geliÅŸtirmek anlamına gelmez. Bilakis zorunlu eÄŸitimle ÅŸu meÅŸhur sözü doÄŸrular bir sonuç ortaya çıkar: “Cehaletin bu kadarı ancak eÄŸitimle mümkündür”. Devlet eÄŸitimi zorunlu yapmakla uÄŸraÅŸmak yerine, eÄŸitim kalitesi, içeriÄŸi üzerine düÅŸünmelidir. EÄŸitim çok önemli, herkes olabildiÄŸince eÄŸitimden geçmeli. EÄŸitim teÅŸvik edilmeli. Bunda herkes hem fikir. Bununla birlikte hep akılda tutulmalıdır ki, eÄŸitimde önemli olan nicelik deÄŸil niteliktir. EÄŸitim kalitesi zorla ve zorlama ile yükseltilemez.” Mehmet TeberHaber 7
Åžahsi fikrimi açıklayayım, nasıl olsa aÄŸzı olan konuÅŸuyor. Biraz da bu kardeÅŸiniz konuÅŸsun. Zaten hesaba alınacağı yok.
EÄŸitimin içeriÄŸi yeniden gözden geçirilmelidir. Ders sayıları ve saatleri düÅŸürülmelidir. Çocuklar nefes almalıdır. Haftada en fazla yirmi beÅŸ (25) ders konmalıdır. ÖÄŸrenciler günde en fazla beÅŸ saat ders görmelidir. Gereksiz dersler ve içerikler ayıklanmalıdır. Okul binaları yirmi beÅŸ saatlik bir eÄŸitim de rahatlıkla hem sabah, hem öÄŸlen kullanılabilir. Bu konuda bir sıkıntı olmaz. Derslik ve öÄŸretmen sorunu da çözülmüÅŸ olur. Devletin üzerindeki eÄŸitim yükü de hafifler.
Ders kitaplarını bedava vermek eÄŸitimde sorunları çözmüyor. Zaten öÄŸrenci ders kitaplarından da bir ÅŸey anlamıyor. Bunun için yardımcı kaynaklar kullanılıyor. ÖÄŸrenciler araÅŸtırmalara sevk edilecek diye ders kitaplarını içi boÅŸaltılmıştır. ÖÄŸretmenin bile öÄŸretmen kaynak kitabı olmadan anlamadığı bir kitap içeriÄŸi hazırlanması marifet sayılmış gibi görünüyor.
Allah sonumuzu hayretsin…