Yeni Anayasa
LYS Başvuruları Bugün Başlıyor.
MER-DER ANAYASA ÖNERİSİ MECLİS KAYITLARINDA
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

SOKAKTAKİ ADAM BAŞBAKAN OLDU

Hüseyin KAYA
Sokaktaki sıradan insan, Başbakan olmuştu. Bu bazıların kabul edemeyeceği bir durumdu. Üstelik bu adam, imam hatip mezunu bir gençti ve beş vakit namaz kılıyordu. Bunlar da nereden çıktı böyle? Neden gidip cami
27.01.2012 / 00:00


Türkiye demokrasisinin son on yılını dikkatle izlediÄŸimi sanıyorum. Türkiye’de bin dokuz yüz yetmiÅŸ beÅŸten bu yana meydana gelen tüm deÄŸiÅŸimlere tanıklık ettim. Belki de memleketimin en buhranlı yılları kabul edilebilecek yetmiÅŸli yıllardan Turgut Özal’ın baÅŸa geldiÄŸi seksen üç yılına kadar geçen siyasi kaynaklı terör ile ekonomik kaynaklı çalkantılar arasında gel gitlerle geliÅŸen ülkemizin kara kaderine kısacık ömrümde istemeden de olsa ÅŸahitlik ettim. Turgut Özal ile baÅŸlayan ve kısa süren hızlı deÄŸiÅŸim doksanlı yıllarda kesintiye uÄŸradı. Bu yıllardan sonra da hep geriye doÄŸru gitti ülke. İçte ve dışta ülke aleyhine birçok olumsuz olay ve durum geliÅŸti. İki binli yıllarda gelindiÄŸinde ve Ergenekon denen terör örgütünün varlığı fark edildiÄŸinde aslında tüm kötülüklerin kaynağının ülkenin kendi içinde yetiÅŸtirdiÄŸi ve hepimizin çok güvendiÄŸi kiÅŸi ve kurumlar olduÄŸu anlaşılanca uzun bir süre durumu kabullenemez bir ÅŸok yaÅŸadım. MeÄŸerse memleket bazı çeteler tarafından yönetiliyormuÅŸ. BaÅŸbakanlar onlara danışmadan bir yol haritası belirleyemiyor, hatta ülke dışına bir ziyaret bile planlayamıyorlarmış.



Bu devir kapandı. İki bin iki yılından sonra ülkede anlaşılmayan bir ÅŸey oldu. Halk adı henüz konmayan ve belki ileri zamanda tarihçiler tarafından uygun bir ad konacak olan bir devrim yaptı. Ve çok güçlü bir ÅŸekilde kendinden olan insanları yönetime getirdi. Buna alışık olmayan çevreler veryansın ettiler, ortalığı velveleye veriler. Basındaki uzantıları ile ortalığı toza dumana kattılar. Halk bunlara pabuç bırakmadı. Kendi tercihlerinin ardında kaldı. Artı iktidar gerçekten halkın idi. Demokrasi gerçekten yetmiÅŸ yıl sonra uygulamaya sahası görmüÅŸtü.



Ak Parti bu deÄŸiÅŸimin ve halk devrimin adı oldu. BaÅŸta BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan ve onun çevresinde her biri yarı bir yiÄŸit olan ekip halkın içine girdi. Gecekonduda yaÅŸayan AyÅŸe Teyze ile villada yaÅŸayan onur bey aynı sofrada buluÅŸtu. Halk, Çankaya’nın, BaÅŸbakanlığın yolunu öÄŸrendi.



Sokaktaki sıradan insan, BaÅŸbakan olmuÅŸtu. Bu bazıların kabul edemeyeceÄŸi bir durumdu. Üstelik bu adam, imam hatip mezunu bir gençti ve beÅŸ vakit namaz kılıyordu. Bunlar da nereden çıktı böyle? Neden gidip camide namazları kılmıyor ve hacı yaÄŸları sürerek zikirleri ile meÅŸgul olmuyorlar?



Önce insan. Önce halkım… diyen bir anlayış çok tersti bazılarına. Onlar devletin her türlü ekonomik menfaatini kendi çıkarlarına baÄŸlamaya alışmışlardı. Åžimdi ise iÅŸler ters gitmeye baÅŸladı. Tüm devlet imkânları küçük esnafa, köylüye, çiftçiye, sanayiciye ve Anadolu kaplanlarına aktarılıyordu.



Devlet büyüyor, geliÅŸiyor ama onlar bir türlü memnun olmuyorlardı. Böyle giderse pek memnun olacakları da yok gibi.   İnternet basını arasında ÅŸöyle bir dolaşırken Star gazetesi yazar Mehmet Ocaktan’ın bir yazısı ilgimi çekti. Memlekette meydana gelen olumlu hiçbir ÅŸeyi görmeyen körleri anlatıyordu. Küçük bir azınlık olan bunların sesi çok çıkıyordu. Bu sesi herkes duyuyor, ama demokrasi adına saygı duyuyordu. Onlar pek saygı nedir bilmeseler de biz biliyor ve herkesi dinliyoruz.  Belki bu yazı ile yandaÅŸ diye fiÅŸleneceÄŸim ama olsun. Hakikatleri söylemek uÄŸuna deÄŸer. Allah bu ülke için hayırlı iÅŸler yapan herkesi korusun.



Star gazetesi yazarı Mehmet Ocaktan, iktidarın hiç bir yaptığından memnun olmayan mutsuzların durumunu masaya yatırdı.



Ak Parti iktidarı döneminde gerçekleÅŸtirilen devrim niteliÄŸindeki geliÅŸmeleri alt alta sıralayan Ocaktan, "böylesi bir siyasi iradeden memnuniyetsizlik duymak bir meziyet midir?" diye sordu.



Ocaktan, memnuniyetsizliÄŸin asıl nedeninin 'dindar' olarak deÄŸerlendirilen 'demokratikleÅŸmenin kumanda masasında Tayyip ErdoÄŸan’ın bulunması' olduÄŸunu savundu.



Ocaktan'ın Ak Parti iktidarı ve müzmin memnuniyetsiz kesim ile ilgili ilginç yorumu:



Buyurun Mehmet Bey’in yazısına bir bakalım:    



Nereden çıktı bu dindarlar



Normal demokratik toplumlarda, siyasi iktidarları eleştirmek en doğal demokratik haktır. Ama aynı zamanda, iktidarların olumlu icraatlarını onaylamak, alkışlamak da demokratik bir haktır.



Ancak, bizim ülkemizde bazıları için icraatları alkışlamak hak deÄŸil, iktidar yalakalığı olarak deÄŸerlendirilir. Biliyorum ki ÅŸimdi çıkıp, “Türkiye AK Parti eliyle demokratikleÅŸiyor, ÅŸeffaflaşıyor ve demokrasi adına iyi ÅŸeyler oluyor” diye bir cümle kursam, hemen birilerinin suratı asılacak ve de mutsuz olacaklar.



Sayıları az ama sesleri yüksek çıkan öyle bir grup var ki, hiçbir olumlu geliÅŸmeden memnun olmuyorlar. Memnuniyetsizlik, neredeyse bazıları için bir meziyet haline gelmiÅŸ durumda.



Elimizi vicdanımıza koyalım ve son 10 yıla dikkatlice bakalım. Türkiye’nin kirli tarihinin simgesi olan Ergenekon’u, darbe giriÅŸimlerini, darbecileri yargı önüne çıkaran bir siyasi iktidar gerçekten memnuniyetsizliÄŸi hak ediyor olabilir mi?



Yıllarca bu ülkede, askeri vesayetin demokrasiyi hançerlediÄŸini, siyasi iktidarların Türkiye’nin temel sorunları konusunda askerden iÅŸaret almadan adım atamadığını eleÅŸtiren yüzlerce yazılar yazdık. Ama AK Parti iktidarı, demokrasimizi bu ayıptan kurtardı.



Peki böylesi bir siyasi iradeden memnuniyetsizlik duymak bir meziyet midir?



Cumhuriyet tarihine kara bir leke olarak yazılan “Dersim katliamı” için BaÅŸbakan Tayyip ErdoÄŸan’ın özür dilemesi, demokrasi adına, insan hakları adına onur verici bir durum deÄŸil midir?



MemnuniyetsizliÄŸi bir meziyet olarak algılayan ve her demokratikleÅŸme adımına bahaneler üretenler için belki bir anlam ifade etmeyebilir ama, bu siyasi iktidar Komünist ve askeri rejimlere özgü 19 Mayıs kutlamalarına son verdi.



Dahası, birkaç gün önce, 33 yıldır kışla düzeni mantığı ile müfredatta yer alan Milli Güvenlik dersleri tarih oldu.



Çok uzaÄŸa gitmeye gerek yok, BaÅŸbakan ErdoÄŸan önceki gün yaptığı konuÅŸmada, yeni “yargı reformu”ndaki ifade özgürlüÄŸü ile ilgili önemli deÄŸiÅŸikliklerin altını çizdi ve dedi ki: ‘’Yapacağımız düzenleme ile ileriye dönük yayın durdurma cezasını ortadan kaldırıyoruz. Daha önceden verilmiÅŸ tüm toplatma kararlarını artık hükümsüz hale getiriyoruz.”



Evet bütün bunlar, ne yapsa bazılarını bir türlü memnun edemeyen AK Parti iktidarı tarafından gerçekleÅŸtirildi.



Görünen o ki, müzmin memnuniyetsizliÄŸin AK Parti iktidarının demokrasi performansı ile uzaktan yakından bir alakası yok. Sorunun temeli daha derinlerde...



İşin özeti, AK Parti iktidarı bazılarının ezberini bozdu. Dönemsel özelliklere göre, kimi zaman “solculuk”, kimi zaman da “demokratlık” etiketiyle kullandıkları oyuncaklar ellerinden alındı.



Her döneme uygun, hazır ÅŸablonları vardı ve konforları da yerindeydi. Artık “Yeni Türkiye”de bu fotokopi ÅŸablonlar iÅŸe yaramıyor.



Bütün bunların ötesinde, bazıları için memnuniyetsizliÄŸin zirve yapmasının bir tek nedeni var o da; demokratikleÅŸmenin kumanda masasında Tayyip ErdoÄŸan’ın bulunmasıdır.



Çünkü onlar için nihai hedef, camiye de, kışlaya da uzak olan bir Türkiye’dir. Bu yüzden de, demokratikleÅŸmeyle birlikte muhafazakar görünürlüÄŸü de artan bir Türkiye onları çok da mutlu etmeyecektir.



Demokrasi iÅŸlerinin muhafazakarlara kalması, fena halde canlarını sıkıyor olmalı. Eminim ki, içlerinden gizli gizli “DemokratikleÅŸme iyi de, nereden çıktı bu dindarlar, baÅŸka iÅŸleri yok mu. Gidip ibadetlerini yapsınlar, cami avlusunda hacı yaÄŸlarını sürünüp, uhrevi bir dinginliÄŸe ulaÅŸsınlar” diye hayıflanıyorlardır”



 



Hüseyin KAYA                               



27/01/2012



Åžanlıurfa                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                

Bu yazi toplam 127 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR