Bayramımız Bayram Ola
Bayramımız Bayram Ola
Kıymetli kardeşlerimiz,
Bayramlar; sevinçtir, barıştır, kardeşliktir. Ama bugün;
Dünyanın birçok köşesinde çocuklar aç, kadınlar yalnız, mazlumlar sessiz bırakılmışsa…
Anneler, parçalanmış evlatlarının bedenlerine sarılıp ağlıyorsa…
Zalim alkışlanıyor, mazlum susturuluyorsa…
O halde bu bayram müminler için nasıl gerçek bir bayram olabilir. Rabbim Filistin'de ki mazlum ve mahzun kardeşlerimize bu mübarek Kurban Bayramı hürmetine bir çıkış yolu ve kurtuluş nasip etsin inşallah. Bizlere de onlarla yardımlaşma ve dayanışma şuuru ve yolları nasip etsin.
Efendimiz, bayram sabahı en güzel kıyafetini giyer, bayram namazına yürüyerek gider, dönüşte ise farklı bir yoldan dönerdi. Neden mi?
Daha çok insanla selamlaşmak, daha fazla gönle dokunmak için…
Biz de bu bayram, sadece evimizde değil, sokakta, komşu da, yoksul da, kimsesiz de bayramı yaşatalım.
Efendimiz, hiçbir çocuğun mahzun, hiçbir yoksulun aç kalmasına razı olmazdı.
Bayramı bayram yapan da işte bu vicdan, bu şefkat, bu paylaşma ruhudur.
Ve bizler biliyoruz ki; bayram ancak paylaşılırsa bayram olur.
Bir evde bayram yaşanırken, yan sokakta bir çocuk açsa; o bayram eksiktir.
Bir evde kahkahalar yükselirken, bir başka evde sessizlik ve yoksulluk varsa; o sevinç tamam değildir.
MER-DER olarak, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı, sadece bir görev değil, bir kulluk bilinci olarak görüyoruz.
Her sofraya bir tabak daha koymak, her kalbe bir sıcaklık bırakmak istiyoruz.
Kurbanlarımız; sadece hayvan değil, aynı zamanda bencilliğimiz olsun.
Kurban edelim nefsimizi, sesizliğimizi, korkaklığımızı, nemelazımcılığımızı, egoizmimizi, kayıtsızlığımızı. Üzerimize serpilmiş olan ölü toprağını üzerimizden atalım, sorumluluklarımızın bilincinde olalım bu Bayramda.
Bu bayram;
Bir yetimin başı okşansın,
Bir ihtiyaç sahibinin duası duyulsun,
Bir annenin gözyaşı dursun,
Ve bir sofraya umut taşıyalım hep birlikte…
Unutmayalım ki; en güzel kurban, bir insanın gönlüne dokunmaktır.
Kurban Bayramı, sadece et dağıtmak değil; gönül kurmaktır, kardeş olmaktır, omuz vermektir.
Ve dileriz ki bu bayram;
Sadece insanların değil, yer yüzündeki tüm varlıkların bayramı olsun.
Bir tek insan değil; bir tek kuş, bir tek kedi, bir tek ağaç bile unutulmasın.
Aç kalan sadece insanlar değil ki… Soğukta titreyen bir köpek, susuz kalan bir serçe, çöplükte yiyecek arayan bir kedi de bizim merhametimize muhtaç.
Unutmayalım, Efendimiz (s.a.v.), susuz bir köpeğe su verdiği için cennetle müjdelenen bir kişiden bahsetti.
Demek ki gerçek bayram, sadece sofrada değil; doğada, sokakta, dalda, toprakta da yaşanandır.
Bu bayramda;
Bir tas suyu bir ağacın dibine döken de,
Bir lokmayı bir kuşla paylaşan da,
Bir sokak hayvanının başını okşayan da bayrama dahildir.
Çünkü biz inanıyoruz:
Her can, Allah’ın emanetidir.
Ve gerçek bayram, Allah’ın bütün emanetlerine merhametle davranıldığında yaşanır.
Hiç kimse inancından, kimliğinden, düşüncesinden dolayı zarar görmesin.
Siyasi rekabet, düşmanlıkla değil; ahlakla, nezaketle yürütülsün.
Her canlının yaşama hakkı güvence altına alınsın.
MER-DER olarak, başta değerli üyelerimiz ve gönüldaşlarımız olmak üzere, tüm Şanlıurfa halkının ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı en içten duygularımızla tebrik ediyoruz.
Bayramınız mübarek, gönlünüz huzur dolu olsun.
Kurban Bayramı, insanlığa ve tüm canlılara barış, adalet, merhamet ve umut getirsin İnşallah.
05.06 2025
MER-DER
Yönetim Kurulu Adına Dr. Sadık YETİM

Türkçe
English




