MEHMET AKBAŞ : KAYBEDİLEN EŞSİZ HAZİNE: İLİM
KAYBEDİLEN EŞSİZ HAZİNE: İLİM
İnsan, kâinatın en kıymetli varlığıdır. Dünyaya boş
bir zihinle gelir ve kendisine lazım olan her şeyi burada öğrenmeye çalışır.
İnsan her bilgiye muhtaç olarak gelir ve hayatı boyunca da devam eder, etmelidir
de. Türk Dil Kurumunda İlim,
sözcüğü "Evrenin veya olayların bir
bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten
yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim" olarak vermektedir. İlim ve
bilim eş anlamlıdır ve birbirinin yerine kullanılabilir. Ancak dini
metinlerde ilim tercih edilirken bilimsel dokümanlarda daha çok bilim tercih
edilir.
İlim öğrenmek
dinimizce özellikle teşvik edilmiş ve ilim sahiplerinden, ilim adamlarından
övgüyle söz edilmiştir. Bu konuyla ilgili çok fazla ayet ve hadise
rastlamaktayız. Örneğin, “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” ayeti,
ilim sahibi olmanın insanları farklı bir seviyeye taşıdığına işaret etmektedir.
Aynı şekilde, “Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi
tamamlanmadan önce Kur’an’ı okumakta acele etme. “Rabbim! İlmimi arttır” de.”
ayeti de sürekli bir öğrenme sürecinde olmanın gerekliliğini vurgulamaktadır.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) de, hadislerinde
ilmin öneminden sıkça bahsetmiştir. “İlim öğrenmek, her Müslüman erkek ve
kadına farzdır.” hadisi; bilgi edinmenin sadece bir tavsiye değil, dini bir
sorumluluk olduğuna dikkat çeker. “İlim Çin’de de olsa alınız.” hadisi ise
bilginin nerede olursa olsun arayıp bulunması gerektiğini ifade eder. Ecdadımız
da ilme ve ilim adamlarına çok kıymet vermiş ve âlimler her zaman padişahların
meclislerine davet edilip taltif edilmiştir.
Günümüzde özellikle İslam dünyasında ilme karşı bir
duyarsızlık bir ilgisizlik başını almış gidiyor. İlim sayesinde 3 kıtaya
adaletle hükmeden ecdadımızın ilim ve kültür mirası ortada kalmış ve bu
mükemmel miras ihmal edilmiştir. Batılılar Ortaçağın karanlık günlerinden
bilime sarılarak çıkarken ve bunda da İslami bilginlerin kaynaklarından
faydalanarak yaparken biz Müslümanlar ise adeta kendimizi inkâr ederek bu
servetten gafil olmuş ve geri kalmaya mahkûm olmuşuz. Batı medeniyeti bugünkü ilim ve tekniğini
İslami kaynaklara borçludur ve insaflı olan birçok araştırmacı da bunu ifade
etmektedir. Meşhur bir Batılı düşünür bu konuda şu çarpıcı ifadeleri dile
getirmiştir. Bugünkü ilerlememizi Müslüman âlimlerin elimize geçen ve
yağmalardan kurtardığımız eserler sayesinde sağladık. Diğer eserlere de
erişebilseydik belki de bugün gezegenler arası yolculuğu gündeme almıştık.
Meşhur ilim adamlarımızdan Fuat Sezgin, İslam’ın ve Müslümanların bilim dünyasına
katkılarını değerli eserlerinde ifade ederken acı bir itirafta da bulunur.
İslam dünyasının ilme katkılarını bir yabancıya daha kolay anlattım yıllarca.
Ve bizim medeniyetin büyüklüğünü sözde Müslümanlara anlatmakta çok zorlandım
diyerek acı bir itirafta bulunmuştur.
İlim her zaman değerliydi, bu zamanda ise daha
da değerli hale gelmiştir. Tekrar ilme sarılmalı ve dünyaya örnek olmalıyız.
Yoksa tüketim asrında dünya egemenlerinin kirli oyunlarının bir parçası
olmaktan öteye geçemeyiz.
MEHMET AKBAŞ
EĞİTİMCİ-YAZAR

Türkçe
English




