MEHMET AKBAŞ MUKADDESATA DÜŞMANLIK FELAKETTİR
MUKADDESATA
DÜŞMANLIK FELAKETTİR İnsanlar
geçici dünya hayatında önemli değerler
ve güzellikler kazanmaya çalışmalıdır. İnsan sadece dünya için
yaratılmadığından tüm çabasını ve gayretini dünyaya sarf etmemelidir. Çünkü
insan bu kısa fani ömründe hem dünyasını hem de ahiretini kazanmaya
çalışmalıdır. Bunları yapabilmek için din, iman, ahlak gibi mukaddes olan
değerlere saygı göstermesi ve onlara sahip çıkması gerekecektir. Mukaddesatına
ilgisiz kalan, bunları umursamayan insanlar bu şeref ve izzetten mahrum kaldığı
gibi ahirette de bunlardan nasipsiz kalacaktır. Mukaddesat
insanı insan yapan ve insanı rabbine bağlayan her türlü değerdir. Bir
Müslümanın en kıymetli değerleri inancı, vatanı, bayrağı ve dinidir. Dininin
tüm değerleri ve ibadetleri kutsaldır ve hürmete layıktır. Bunları korumak için
gerekirse canını da verir ve vermelidir de. Ecdadımız bu mukaddes değerler için
her türlü fedakarlığı yapmış ve bu cennet vatanı bize teslim etmiştir. Her
değerli varlığın itibarsızlaştığı ve her mukaddes işin yozlaştığı bu asırda
maneviyat ve medeniyetimiz hak ettiği değeri görememektedir. İmanı, namusu,
dini için gözünü kırpmadan şehadete koşan ecdadın torunları olarak bu onurlu
duruşu gösteremiyoruz. Mübarek Ramazan ayında bile açıktan oruç yiyenler, çok
rahat cinayet işleyenler, küfür savuranlar, içki satanlar ve alanlar tüm
mukaddes değerlere isyan etmekte ve bunları kendinden çok uzak görmektedir.
Eski zamanlarda Müslüman olmayan insanlar bile Müslümanlara saygı göstermek
adına gizli gizli yerken günümüzde adı Müslüman olanlar pervasız ve sorumsuzca
açıktan yiyip içmektedir. Mukaddesata saygısızlık maalesef her alanda
kendini gösteriyor. Bayrağa, ezana, dini değerlere, milli ve manevi
değerlere hakaret edenler, alay edenler bunları pervasızca yapabilmektedir. Oysa
dünyanın hiçbir yerinde kendi ülkesine, devletine, inancına, kutsal değerlerine
saygısızlık yapan insanlar göremezsiniz. Bu noktada bizim değerler eğitimini
yavrularımıza hakkıyla veremediğimiz, onları ıslah edemediğimiz sonucuna
varıyoruz. Biz eğitimcilere çok önemli görevler düşmektedir. Sadece devletten
beklemek, devleti, sistemi suçlamak bir çözüm olmuyor. Biz bu çocuklara niçin
vatan, bayrak, ezan ve diğer mukaddesatı sevdiremedik, benimsetemedik, sahip
çıkmalarını sağlayamadık? Bu soruların cevabını aramalı ve bir ana önce yola
koyulmalıyız. Çünkü mukaddesatına sahip çıkmayan bir gençlik bir ülke için
devlet için felaket anlamına gelir. Bu gençler Allah muhafaza bir savaş çıksa
ülkesine ihanet de eder, yabancılara ajanlık da eder, gizli bilgileri de
menfaat karşılığı düşmana verir.
Bir ülkenin en büyük gücü topu, tüfeği değil, imanlı ve
şuurlu gençliğidir diyen merhum başbakan
Necmettin Erbakan hocayı rahmetle ve minnetle anıyoruz. Bu söz herkese kılavuz
olmalı ve bir an önce vatanını, milletini, değerlerini seven, şuurlu insanlar
yetiştirmeliyiz. Mukaddesata hürmeti sağlayamazsak işgal ve savaşa gerek
kalmadan kaybetmeye, geri kalmaya mahkum oluruz. Yeni müfredat Türkiye Yüzyılı
maarif modeli bu konuda bize umut vermektedir. Bunun başarılı
olması için herkesin elinden gelen gayreti göstermesi gerekiyor. Bu işin
ehemmiyetini anlamalı ve vakit kaybetmeden çalışmaya başlamalıyız. ‘’Vatan
sevgisi imandandır’’ hadis- i şerifini tüm zihinlere yerleştirmeliyiz. Bu
konuda kim neyi yapabilecekse yapmaktan geri durmamalıdır.
MEHMET AKBAŞ Eğitimci /Yazar

Türkçe
English




