ZULME KARŞI BİRLİK VE BERABERLİK
ZULME KARŞI BİRLİK VE BERABERLİK
Dünya
hayatı başladığından bugüne kadar iyi ve kötü, hak ve batıl mücadelesi devam
etmiştir ve kıyamete kadar da devam edecektir. Zira dünya hayatı bir imtihan
diyarıdır ve bu imtihanı kazanmak da hiç de kolay değildir. İlk insan ve ilk
peygamber Hz. Âdem’in çocukları Kabil ve Habil olayıyla bu mücadele başlamış ve
Kabil ilk katil olarak ilk cinayeti işlemiş ve kötü yoldan bir çığır açarak
insanlığın ifsat olmasına sebep olmuştur.
Zalimler
bu güzelim dünya hayatını savaş, kargaşa, soykırım vs. yollarla kirletmiş ve
dünyayı yaşanmaz hale getirmişlerdir. Ne
acıdır ki zalimler ve asiler hep azınlıkta olmasına rağmen istediklerini yapmış
ve masumlara kan kusturmuştur. Dünya tarihi savaş, soykırım, kargaşa ve
fitnelerle doludur. Zalimler de adlarını tarihe kara bir leke olarak
bırakmıştır. Nemrutlar, Firavunlar,
Stalinler, Miloseviçler, Hitlerler, Netanyahular hep dönemde zulme başvurarak
iktidarlarını sağlama almak adına mazlumları ezmekten çekinmemiştir. Tarih boyunca tüm bu zalimlerin maalesef
başarılı olmasının nedeni onların çok muktedir, zengin, güçlü olması değildir.
İnsanlığın ve halkların zulme karşı bir araya gelememeleri ve zalimlere engel
olmaya çalışmamalarıdır. Yani birlik ve beraberlik içinde olamayıp zalimlere
karşı gelememeleridir. Günümüzde dünyanın birçok yerinde büyük çoğunluğu da
İslam beldelerinde savaşlar, soykırımlar, katliamlar dünyanın gözü önünde canlı
yayınlarla izlenmektedir. Özellikle Filistin ve Gazze’de çok büyük vahşetler ve
soykırımlar vicdan sahibi herkesi derinden yaralamaktadır. Bugün tüm dünyada bu
zalim İsrail’in insanlığa, hukuka, insan haklarına hiçbir şeye sığmaz eylemleri
insanlığın vicdanında mahkûm edilmektedir. İnsanlığını kaybetmemiş herkes artık
bu vahşetin bitmesini ve masumların kurtulmasını arzulamaktadır. Lakin zalimler
ittifak halinde olup birlik içinde hareket ederken Müslümanların bölük pörçük
olması ve birlikten uzak olması sebebiyle acılar devam etmekte ve mazlumlar
ezilmeye mahkûm olmaktadır. Oysa Rabbimiz yüce kitabında ve Sevgili
Peygamberimiz birçok hadis-i şerifinde müminlere kardeş olduklarını ve bir
olduklarını hatırlatıp tevhit ve birliği emretmektedir. Bir ayet-i kerimede
Rabbimiz ‘’Müminler ancak kardeştir’’(Hucurat Suresi) buyurarak Müslümanların bir olmasını ve
ayrılıktan uzak olmalarını istemektedir. Peygamber Efendimiz de yine bir
hadisinde ‘Müslümanın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir, Müslümanlar bir
vücudun azaları gibidir, biri hastalansa tüm vücut hastalanır’ ( Buhari) diyerek müminlerin bir olmasını ve zalimlere
karşı yekvücut olmasını istemektedir. Tüm tarih şahittir ki Müslümanlar bir
oldukları müddetçe aziz ve galip olmuş ve cihana hâkim olmuşlardır. Ne zaman ki
fitne ve kargaşalarla birlik beraberlik bozulmuşsa da Müslümanlar zillete
düşmüşlerdir. Bir avuç zalimlerin pervasızca hepimizin gözü önünde mazlum ve
masum kardeşlerimizi katletmesinin önüne geçmek istiyorsak acilen nifak ve
ayrılığı bırakıp birlik beraberlik ruhuyla kuşanmamız ve zalimlere karşı
çıkmamız gerekmektedir. Yoksa ayrılığa düşüp birbirimizi suçlamaya devam
edersek hepimiz zalimlerin esiri ve kölesi olmaya mahkûm olacağız.
Kurtuluş
ve selamet birlikte, zillet ve sefalet ise ayrılıktadır. Zalimler de birlik ve
beraberlik halinde olduğumuzda emellerine ulaşamayacaklarını çok iyi bildiği
için aramıza hep fitne tohumları atmaktadır. Artık yeter deyip ayağa kalkmalı
ve zalimlerin tuzaklarını boşa çıkarmalıyız.
MEHMET AKBAŞ
01.06.2025

Türkçe
English



