Sizde Bağışçı Olun: Bir bağışta siz yapın

  • X
  • MER_DER ve Modern Yardımlaşmanın Yeni Yüzü

    28 Kasım 2024 291

    MER_DER ve Modern Yardımlaşmanın Yeni Yüzü

     
    MER_DER ve Modern Yardımlaşmanın Yeni Yüzü
     
    Günümüz dünyasında bireysel ilişkilerde yaşanan kırgınlıklar, duygusal engeller ve toplumsal rekabet, dedikodu kültürü, çeşitli kıskançlıklar akrabaya yardımın saf niyetle gerçekleşmesini zorlaştırabiliyor. Ancak İslam’ın temel prensiplerinden biri olan “akrabaya yardım et” emri, yüzyıllardır hem maddi hem de manevi boyutlarıyla yön gösteren evrensel bir ilke olarak karşımızda duruyor.
    2007’de kurulan MER_DER, bu ilkeyi çağımızın gereksinimleriyle buluşturan, modern yardımlaşma modelinde örnek teşkil eden bir oluşum olarak öne çıkıyor.
     
    MER_DER’in Etüt Merkezi’nde binlerce genç, ücretsiz üniversite hazırlık kurslarıyla geleceğe hazırlandı ve çeşitli fakültelere yerleşti. Bu uygulama, eğitimde fırsat eşitliğini sağlarken, sosyoekonomik adaleti güçlendirdi; çünkü her gencin bilgiye ulaşması, toplumun kolektif kalkınması açısından vazgeçilmez bir yatırımdır. Bu noktada, Kur’an-ı Kerim’in “akrabaya hakkını ver” emrinin, kişisel yardımın ötesine geçerek toplumsal dayanışmanın kurulmasına ilham verdiğini söylemek yerinde olur.
     
    MER_DER’in modern yardımlaşma anlayışı, sadece etüt merkezleriyle sınırlı kalmayıp, doğrudan öğrenim burslarıyla da desteklenmektedir. Son dört yıl içinde yüzlerce üniversite öğrencisine verilen burslar, gençlerin yükseköğretim yolculuklarında önemli bir destek kaynağı olmuş; ekonomik zorluklar nedeniyle eğitim hayalleri sekteye uğrayabilecek birçok gence umut olmuştur.
    Bu katkılar yalnızca maddi destek olarak değil, aynı zamanda sosyal adaletin sağlanması, fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve nitelikli bireylerin yetişmesine yönelik bir yatırım olarak değerlendirilmelidir. Kur’an-ı Kerim’in “ilim talep etmek her Müslümana farzdır” buyruğuyla uyumlu şekilde, MER_DER’in bu uygulaması eğitimi bir ayrıcalık değil, bir hak olarak gören anlayışın tezahürüdür.
     
    Dernek merkezinde hayata geçirilen kitap kafe projesi ve üç bin kitaplık kütüphane, kültürel bir birleşme alanı yaratıyor. Her toplantıda düzenlenen kitap okuma etkinlikleri, akrabalar arasında bilgi alışverişinin ötesinde ortak bir hafızanın ve yerel kültürün yeniden inşasına vesile oluyor. Bu etkinlikler, bireylerin yalnızca maddi destek arayışında olmadığını, aynı zamanda ruhi ve entelektüel gelişim arzusunu da ortaya koyuyor.
     
    Sosyolojik açıdan baktığımızda, geleneksel akrabalık ilişkilerinde sıkça gözlemlenen kişisel kırgınlıkları, husumeti ve hasedi aşmak adına kurumsallaşmış yardımlaşmanın önemi ortaya çıkıyor. MER_DER’in uygulamaları, bu duygusal engelleri tarafsız ve bilimsel yaklaşımlarla aşarak; eğitim, kültür ve ekonomik destek aracılığıyla toplumsal bütünleşmeyi destekliyor. Böylece yardım, bireysel bağların ötesinde, kolektif bir dayanışma hareketine dönüşüyor.
     
    Felsefi perspektiften bakıldığında ise, yardım etme eylemi insanın varoluşsal sorumluluğunu ve vicdani yükümlülüğünü yansıtıyor. Emmanuel Levinas’ın “öteki” kavramı bağlamında, birey kendini ancak ötekiyle ilişkili olarak tanımlayabiliyor. MER_DER’in modeli de, yardımı sadece maddi bir transfer olmaktan çıkarıp, toplumsal adalet ve etik sorumluluğun bir göstergesi haline getiriyor.
     
    Tabii ki, yardımın sadece birebir akraba ilişkileriyle sınırlı kalmaması gerekiyor. MER_DER’in düzenlediği kitap projeleri; Mersaviler kitabı, yapısal ve kültürel mirasını; Fıstıkçının El Kitabı ile yerel ekonominin ve yöresel üretimin detaylarını ortaya koyuyor. Bu çalışmalar, sadece bilginin aktarımını sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda akraba ve komşu ilişkilerini güçlendirerek toplumsal hafızanın geleceğe taşınmasında da önemli rol oynuyor.
     
    Kur’an-ı Kerim’in ilahi mesajı, yardımı yalnızca bir erdem değil, aynı zamanda bir hak olarak tanımlıyor. Bu kapsamda, akraba yardımı; kişisel terbiye, affedicilik ve toplumsal bütünleşme aracı olarak karşımıza çıkıyor. MER_DER’in modern yardımlaşma modeli, Kur’ani buyrukları, sosyolojik gerçeklikleri ve felsefi derinlikleri bir araya getirerek, bireyden topluma uzanan kapsamlı ve sürdürülebilir bir dayanışma örneği sunuyor.
     
    Bu yaklaşım, Said Nursî’nin toplumsal uzlaşı ve birlik fikriyle de örtüşmektedir. Nursî, dinin toplumsal çatışma yerine barışı tesis eden bir unsur olması gerektiğini vurgulamış, siyasetin araç, imanın ise amaç olduğunu ifade etmiştir. MER_DER’in siyasetten bağımsız, ilkeler merkezli bu yaklaşımı, tam da bu perspektifin çağdaş bir yansımasıdır.
     
    Sonuç olarak, MER_DER; eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak, kültürel zenginliği yaşatmak, yardımlaşmayı ve dayanışmayı gelenek haline getirmek, yerel tarihi belgelemek amacıyla geliştirdiği projelerle, özelde akrabalar arasında ve genelde tüm toplumda yardım ilkesini modern çağın zorluklarına uyarlayarak hayata geçirmektedir. Derneğimizin bu bütüncül yaklaşımı, ilahi mesajlarla örtüşen, toplumsal dönüşümü ve kolektif adaleti güçlendiren çağdaş bir yardım modelinin en güzel örneklerinden biri olarak yoluna devam ediyor. Meşakkatli olan bu iyilik yolculuğumuzda yanımızda olan tüm dostlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.
    Dr. Sadık YETİM
    MER_DER Başkanı
    Telefon
    WhatsApp