DEĞERLER EĞİTİMİNİN ÖNEMİ
DEĞERLER EĞİTİMİNİN ÖNEMİ
İnsanlar dünyaya geldiklerinde
yaşamlarını sürdürebilmek için yeme, içme ve barınma gibi temel ihtiyaçlara
sahiptir. Bu zaruri gereksinimler karşılanan insanın diğer önemli ihtiyacı , talebi
ise eğitim görerek kendini ve dünyayı
tanımasıdır. İnsan ve hayvanın yaratılışı birbirinden farklıdır. İnsan dünyaya
boş bir zihinle gelir. Her şeyi sonradan öğrenir; ama hayvan ise doğar doğmaz
ne yapacağını ne yiyeceğini bilir, Kuş uçmaya, balık yüzmeye başlar.
Eğitim, kelime
anlamıyla bireyde istendik davranış oluşturma sürecidir. Eğitim, bireylerin bilgi, beceri, değerler ve tutumlar
kazanarak kendilerini geliştirmelerini sağlayan bir öğrenme sürecidir. Bu
süreç, okul, üniversite veya diğer eğitim kurumları gibi yapılandırılmış
ortamlarda gerçekleşebileceği gibi, günlük yaşam deneyimlerinden de öğrenme
yoluyla elde edilebilir. Eğitim, bireyin düşünme, problem çözme ve iletişim
becerilerini geliştirerek topluma faydalı bireyler olmasını amaçlar. Aynı
zamanda eğitim, bilgi aktarımının ötesine geçerek eleştirel düşünme, sosyal
uyum, kültürel farkındalık ve etik değerlerin kazanılmasını da sağlar.
İnsanların potansiyellerini ortaya çıkararak hem bireysel hem de toplumsal
gelişime katkı sunan bir araçtır. Eğitim, her yaşta ve her koşulda hayat boyu
devam eden bir süreçtir.
Eğitimde dikkat edilmesi ve asla ihmal
edilmemesi gereken önemli bir husus ise değerler eğitimidir. Toplumun sahip
olduğu milli ve manevi değerler olarak adlandırabileceğimiz sevgi, saygı,
merhamet, dürüstlük, yardımlaşma, sabır gibi değerler, eğitim yoluyla tüm öğrencilere
kazandırılmalıdır. Geçmişte manevi eğitim ihmal edildiği gibi sayısız sakıncası
görülen bu değerler eğitimi konusunda son yıllarda çok önemli ve anlamlı
çalışmalar yapılmaktadır. Şüphesiz ki bunlar değerlidir ve devam etmelidir.
Zira bu değerlere toplum olarak çok ihtiyacımız var. Bu değerlerle donanmamış
bir öğrencinin kendisine de ailesine de bir katkısı ve faydası olamaz. Merhum
Cumhurbaşkanımız Turgut Özal , eğitimde büyük çığırlar açan ve ilerlemeler
kaydeden Japonya’dan eğitimle ilgili bir heyet talep eder. Heyet, ülkemizde
önemli incelemeler yaptıktan sonra merakla beklenen çarpıcı tespitlerini
yetkililerimize aktarır. Heyet başkanı şu mühim açıklamaları yapar ve der
ki’’Bizim ülkemizde biz çocukları önce Hiroşimaya’ya götürür ve düşmanın bizi
nasıl yok etmek için yaptıklarını ve şehitlerimizi gösterip anlatırız, sonra da
teknoloji merkezlerine götürüp deriz ki böyle güçlü, bir ve beraber olmazsak düşmana karşı koyamayız ve perişan
oluruz. İşte merak ettiğiniz Japon eğitim sisteminin sırrı burda deyince bizim
heyet başkanı hepimizi utandıran ve tarihine yabancı olduğunu gösteren şu
cevabı vermiş.’’İyi de bizde Hiroşima gibi bir yer yok ‘’Bunu duyan misafir heyet
başkanı acıyarak ve biraz da öfkeyle demiş ki ‘’Sizde de Çanakkale var;
gençleri götürün ve oradan ibret almalarını ve ülkelerine sahip çıkıp çok
çalışmalarını söyleyerek onlara milli şuur ve değerler eğitimi kazandırın.
Eğitime
büyük önem vermeli ve gençlerimizi en iyi şekilde yetiştirmeliyiz. Diğer yandan
da değerler eğitimini de asla ihmal etmeyerek geçmişteki hatalara düşmemeliyiz.
Eğitimli ama imansız, yalan söyleyebilen bir çocuktan vatanına ve milletine
hayır gelmeyeceğini unutmamalıyız.
MEHMET AKBAŞ

Türkçe
English



