MEHMET AKBAŞ : HERKES İYİYSE KİM BU KÖTÜLER?
HERKES İYİYSE KİM BU KÖTÜLER?
Günümüzde
hepimiz ahlaki yozlaşma ve toplumsal bozulmadan rahatsızlık duyuyoruz.
Neredeyse büyüğünden küçüğüne herkes insanlardan, toplumdan, ülkeden hatta
dünyadan şikayet belki de isyan ediyor. Bu durumda can alıcı bir soru ortaya
çıkıyor ve cevabını bekliyor: ‘’Peki herkes kötülerden ve kötülüklerden şikayet
ediyorsa ‘’Kim bu kötüler ?’’
Herkes
dünyanın , insanların iyi olmasını istemekte ve yaşanan olumsuzluklardan,
sorunlardan, olaylardan sıkıntı çekmektedir. Kime mikrofon uzatılsa, kime
nasılsın diye sorulsa hemen herkes lafı toplumda yaşanan sıkıntılara getirmekte
ve bundan dolayı umutsuz olduğunu ifade etmektedir. Bu ve buna benzer can
sıkıcı konuşmalara şahit olanlar da o anlatan kişiye hak vermekte , onu desteklemektedir. Sanki herkes kötü de bir
tek kendisi iyi demek geliyor içimden. Ya bu dünyada hiçbir iyi haber, gelişme
yok mu? Her şey berbat, herkes fena mı? Nedir bu karamsarlık ve umutsuzluk Allah aşkına ? Her ortamda, her mecliste,
hele de bugün sosyal medya denilen o büyülü mecrada , hatta kamyon arkası her
sözde, her yazıda insanlara, insanlığa , dünyaya kin, nefret ,hakaret var ,
isyan var, meydan okuma var. En basitinden sitem var, umutsuzluk var, yalnızlık
var, insanlardan kaçış var.
Oysa herkes bunu bilmeli
ve idrak etmeli ki toplumsal ve küresel huzur insandan, bireyden başlar. Herkes
işe önce kendisinden başlamalı, yani ilk evvel kendi nefsini ıslah etmeli,
sonra başkasına sorgulayıp yargılamalıdır. ‘’Kendi nefsini ıslah etmeyen
başkasını ıslah edemez ‘’demiş büyüklerimiz. Yine bir düşünür bu konuda şu
çarpıcı sözü söylemiş:’’ Dünyayı değiştirmek istedim, ömrümü adadım ama anladım
ben sadece kendimi değiştirebilirim. ‘’ Yani ahlaksızlıktan, sorumsuzluklardan,
vefasızlıktan, nankörlükten, yalandan vs. şikayet edip rahatsız olan herkes işe
kendinden başlamalı ve önce kendini düzeltmelidir. Kendisini düzelttikten sonra
ailesine, çevresine, ülkesine bir şeyle söyleyebilir, O zaman konuşma hakkı
olur .Herkes önce kendi evinin önünü
süpürürse mahalle ve şehir zaten temiz olur. Ama maleesef herkes işin kolayına
kaçıyor ve sadece oturduğu yerden
eleştiriyor. Eleştirmek kolaydır ama iş yapmak, icraat yapmak, alternatif
sunmak zordur. Bununla ilgili ibretlik bir hikaye anlatılır. Meşhur bir ressam güzel
bir resim yaparak şehrin görünür bir alanında sergiler ve altına şunları
yazar: ‘’Yanda bulunan kalemleri kullanarak resim hakkındaki eleştirilerinizi resmin
üzerinde gösteriniz. O resmi görenlerin neredeyse tamamı kalemle bir yerleri
karaladılar ve o güzelim resim tanınmaz bir hale geldi. Birkaç gün sonra yine o
ressam aynı resmi o alana koyarak altına şu notu yazar: ‘’ Gördüğünüz eksiklik
nasıl düzeltilir, kalemlerle belirtiniz’’ Resmi ve altındaki notu gören herkes
resme hiç dokunmayarak oradan ayrılır ve resme bir çizik bile atılmaz. Yani
eleştirmek, laf atmak, dedikodu yapmak kolaydır, önemli olan iş bitirmek,
seçenek sunmak kısacası elini taşın altına koymaktır.
İnsanların , ailenin, toplumun , dünyanın düzelmesini
samimi olarak istiyorsak önce kendimizi düzeltmeli, insanlara isamimi olarak
istiyorsak önce kendimizi düzeltmeli, insanlara iyi örnek olmalıyız. İyi
insanlar beklemek yerine kendimiz iyi olmalı ve insanlara iyinin nasıl olduğunu
yaşayarak göstermeliyiz. Uzaylılar ya da kurtarıcıların gelip bizi
kurtaramayacağını artık anlamalı ve işe Bismillah deyip nefsimizden
başlamalıyız.
MEHMET AKBAŞ
Eğitimci/Yazar 29 /10/2025

Türkçe
English



