Sizde Bağışçı Olun: Bir bağışta siz yapın

  • X
  • Umut Varsa Hayat Vardır

    23 Temmuz 2025 599

    Umut Varsa Hayat Vardır

    Her ne olursa olsun insan, hiçbir şekilde pes etmemeli ve ümitsizliğe düşmemelidir. Hayatta bazen tüm yollar kapanmış gibi görünür; dostlar gider, kapılar kapanır, hayaller ertelenir. Ancak insanın içinde tükenmeyen bir güç vardır: Umut. Bu güç, görünmeyen yolları görünür kılar; karanlığın ortasında ışığı yakar.
     
    Tarihte, bilimin, sanatın, özgürlüğün ve adaletin taşıyıcısı olmuş nice insanlar, en zor şartlar altında dahi vazgeçmemiştir. Nelson Mandela, zindanda geçen 27 yıl boyunca umudunu kaybetseydi, Güney Afrika’nın kaderi değişebilir miydi? Ya da Halil Cibran, sürgün edildiği topraklardan insanlığa seslenen o derin dizeleri yazabilir miydi? Umut, yalnızca bir duygudan ibaret değil; insanı ayakta tutan, harekete geçiren ve değiştiren bir direniş biçimidir.
     
    Ve çoğu zaman, yolların tükendiğini, kapıların kapandığını, hiçbir çözümün kalmadığını düşündüğümüz o anda, Allah karşımıza bir ışık, bir çıkış yolu açar. Çünkü rahmet kapıları, insanın fark edemediği zamanlarda bile açıktır. Bu yüzden Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyrulur: “Allah’ın rahmetinden ancak kafirler ümit keser.” (Yusuf Suresi, 87) İnanan bir kalp için umut, sadece psikolojik bir teselli değil; ilahi bir emirdir.
     
    Bediüzzaman Said Nursî de bu hakikati veciz bir şekilde dile getirir: “Yeis, mani-î herkemâldır.” Yani, ümitsizlik; tüm güzelliklerin, iyiliklerin, gelişmenin, başarının, sevginin ve hatta dostluğun ve mutluluğun önündeki en büyük engeldir. Umutsuzluk; ruhu çürüten, aklı karartan, kalbi donduran en tehlikeli tuzaktır.
     
    Bu gerçek, felsefi düşünce geleneğinde de yankı bulur. Danimarkalı düşünür Kierkegaard, umudu insan varoluşunun temel parçası olarak görür. Ona göre insan, geleceğe dair bir beklenti kurabildiği ölçüde yaşama tutunur. Umut, belirsizlikler içinde yönünü kaybetmemek için insanın içsel pusulasıdır. Umutsuzluk ise, insanın hem kendisinden hem de geleceğinden vazgeçmesidir.
     
    Alman filozof Friedrich Nietzsche ise şöyle der: “İnsanın hayatta 'niçin' yaşadığını bildiği sürece, her türlü 'nasıl’a' katlanabilir.” Bu söz, umudun insanın acıya, sıkıntıya ve belirsizliğe karşı nasıl bir direnç mekanizması olduğunu gösterir. Umut eden kişi, yaşamın yükünü taşıyabilir; çünkü bir anlam uğruna mücadele ettiğini bilir.
     
    Ayrıca, tüm bilimsel araştırmaların, modern gelişmelerin ve teknolojik ilerlemelerin itici gücü de merak ve ümittir. Çünkü bir araştırmacı, sonucu kesin olmayan bir denemeyi yalnızca taşıdığı umut sayesinde sürdürür. Büyük emek, zaman ve maddi harcamalar gerektirse bile, beklenen sonuç alınmasa dahi umudunu kaybetmeden yeniden denemeye koyulur. Bugün sahip olduğumuz bilimsel bilgi ve teknoloji, umudun asla kaybedilmediği sayısız denemenin ürünüdür. Demek ki ne olursa olsun, asla pes edilmemesi gerekiyor. Çünkü iman ve inanç varsa, imkân da vardır.
     
    Pes etmeyen kazanmasa bile, kaybetmez. Çünkü mücadele eden her insan, kendi iç dünyasında bir devrim başlatır. Umut, yalnızca ruhsal bir direnç değil; aynı zamanda bir dönüşüm aracıdır. Bu yüzden şartlar ne olursa olsun, insan ümitsizliğe kapılmamalı; zorluklara direnç, karanlığa umutla cevap vermelidir. Yol bazen görünmez olur ama umut, yolu yürüyene görünür kılar. 22.07.2025
     
                  Dr. Sadık YETİM
     
    Telefon
    WhatsApp